3 Ocak 2016 Pazar

İsmine Olan Aşkın Hikayesi...

Allahın en sevgili kulu son ve en büyük Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a) bir saadet güneşi olarak kutsal topraklarda doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.

O'nun kalplere yerleştirdi iman ışığı sayesinde kalplerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda İslâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.

Üzülme Artık!

Bismihi teala
Biliyorum hayata küsmüşsün, kırgınsın, yorgun ve yaralısın. Bir yerlerden darbe almış ve takatsiz kalmışsın.
Kırgınlıklarla doldurmuşsun içini, aklının beyaz sahifesini içini kemiren yorgunluklarla doldurmuşsun. Karanlığı mesken edinmiş, umutsuzluğu gerdanlık diye boynuna takmışsın. Yoksa beni de mi unuttun?

Saadet Güzel Ahlaktadır

Yüce Rabbimiz mucizelerle dolu bu âleme o kadar sayısız nişane koymuştur ki zeki insanları hedefe doğru yöneltsin. Dünyamızdaki her güzellik bizleri Allah’a ulaştıran yoldur.

Bu kadar güzellik içerisinde en ön planda olan ise elbette ki âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Resulullah (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyt’idir (a.s).

Ümmetin Çektiği Acının Müsebbibi Kim ..?

Bismillahirrahmanirrahim

Enbiyalar sultanı, Mahlukat'ın en şereflisi ve fahri kainat Hz. Resulüllah'ın (s.a.a), Allah'ın insanlığa mucizesi olan Hz. İsa'nın (a.s) ve velayet güneşinin altıncısı Hz. İmam Cafer Sadık'ın (a.s) viladetleri, aynı zamanda vahdet haftası başta zamanın sahibi İmam-ı Mehdi'ye (af), veliyyi emr-il müslimin İmam Hamanei'ye, İslam alemine ve bütün insanlığa hayırlı mübarek olmasını diler. İmam Mehdi'nin (af) zuhuruyla beraber dünyaya huzur ve adalet getirmesini Allah'tan niyaz ederim.
Alemlere rahmet olarak gönderilen yüce şahsiyyet Hz. Resulüllah'ın (s.a.a) ümmeti gerçek anlamda rahmet peygamberini tanımakla saadet ve huzurlu birhayat yaşaması gerekirken, malesef zülüm, cinayet, katliam ve insanlık dışı karşılaşmalara maruz kalmış acı ve göz yaşı içinde hayat sürdürmektedirler.

10 Aralık 2015 Perşembe

Rehberin Mektubundan Alınması Gereken Dersler...!!!

Bismillahirrahmanirrahim
''Sabah, akşam, rızasını dinleyerek rablerine dua edenlerle beraber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini diliyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itaat etme.''  Kahf Suresi / 28
2006 Yılında Emperyal ve siyonist medya çete elamanların Hz. Resulüllah'a (s.a.a) alçakça saldırısıyla başlayan Danımarka karikatür krizi, buna paralel olarak zaman zaman ahlaksız ve hayasızca tekrarlanan ve İslam ümmetini derinden üzen bu tip çirkin ve hadsiz olaylara karşı gerekli tepkiyi yanlış metodlarla uygulamak isteyen, ve son olarak Fıransada

18 Ekim 2015 Pazar

Merhamet Dini...

Mekke'nin fethinde Müslümanlar 'bu gün müşriklerin ve İslam düşmanlarının yok olma günüdür' diye sloganlar atmaktaydılar. Hz. Resulullah (s.a.a) bu sloganlara engel olarak onlara yeni bir slogan öğretti. 'El-yevm yevm'ul merhemeh' yani bu gün merhamet günüdür.

Yani 'Ey Müslümanlar! beyninizde intikam alma, yok etme gibi olumsuz  düşünceleri yok edin ve yerine merhamet, şefkat, sevgi, bağışlama duygularını yerleştirin.' Yüce İslam dini rahmet ve şefkat dinidir, intikam ve yok etme dini değildir. Bu davranış ve yolu Ehlibeyt'in (a.s) hayatlarında da görmekteyiz.

Bir Daha Söyle Ya Hüseyin!

Seviyor musun?

O zaman bir daha söyle, Ya Hüseyin!

Sevmek, işte böyle bir duygudur. İfade edilemez ancak yaşayanlar hissedip, bilebilirler. Âşık ile maşukun yaşadıkları gibi…

İnsan sevdiği zaman, sürekli olarak onunla olmak, onu anmak, onunla konuşmak ve ondan bahsetmek ister. Hatta anlatacağı olaylarda bile hep onu örnek verir ve konuları onunla ilişkilendirir. Aslında âşık için maşuksuz yaşam diye bir şey yoktur.