10 Mart 2016 Perşembe

Şia'nın Hakikat Ve Özellikleri -1

Bismillahirrahmanirrahim
( Eyyami Fatime ) Hz. Fatıma'nın (s.a) şehadet yıldönümü günleri münasebetiyle başta aziz evladı Yusuf'u Fatıma Hz. Begiyyetullah İmam-ı zeman, İmam Mehdi'ye, (af) veliyyi emri müslimin Hz. Ayetullah Hamenei'ye, Ehl-i beyt aşıklarına ve bütün müslümanlara tesliyet arzediyorum.
Son zamanlarda müslümanlar arasında oluşturulmak istenen mezhep ve inanç kavgasına ve düşmalığına,Tekfirci Siyonist terörist gurupların ve bunların ağa babalarının fitne, ihtilaf ve bozgunculuk eylemlerine karşı her müslüman sağduyulu davranmalıdır. Bu anlamda herbir müslümanın ağırbir vazifesi ve sorumluluğu vardır.

28 Şubat 2016 Pazar

Kayıp Gözyaşı

Hiç denedin mi bir gece vakti kalemi eline alıp yaşadığın duyguları yazmayı?
Gecenin karanlığı hüzünlerinin üzerine çöktüğünde ya da ne bileyim hüzünlerin gecenin üzerine baskın yaptığında aynı duyguları paylaşacağın kimse olmuyor ya, işte o zaman bir kalem ve bir kâğıt ne kadar da vefalı dost oluyor insana!
Kalem senin yerine gözyaşı dökecek kadar duygulanıyor! Kâğıt ise, bir tarla gibi dertlerinin tohumlarını yeşertmeye can atıyor!

5 Şubat 2016 Cuma

Allah'a Ulaşmanın Yolları-6

Bismillahirrahmanirrahim
''Andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır, düşünemezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. Onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hatta dahada sapıktır onlar. Onlardır gaflette kalanlar.'' A'raf / 179
Kalpleri gafletle dolu olan kimselerin algılamaları söz konusu değildir. Çünkü hakkı görmeğe gözleri, duymaya kulakları, algılamaya (hissetmeğe, kabul etmeğe) kalpleri yoktur. Onlarda var olan organların tümü hayvani iç güdü misalidir. Dolayısıyla kendilerini eğitip, yetiştirip gerçek insani değerlerini geliştirmediği takdirde bu vasıflı insan müsveddesi varlıklar Kur'an-ın tabiriyle hayvandan daha da aşağı bir yaratık olduklarının ötesine geçemeyecektir. Ve gaflet içinde yaşadıkları hayat onlar için hem dünya hemde ahiret için hüsran olacaktır.

3 Ocak 2016 Pazar

İsmine Olan Aşkın Hikayesi...

Allahın en sevgili kulu son ve en büyük Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a) bir saadet güneşi olarak kutsal topraklarda doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.

O'nun kalplere yerleştirdi iman ışığı sayesinde kalplerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda İslâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.

Üzülme Artık!

Bismihi teala
Biliyorum hayata küsmüşsün, kırgınsın, yorgun ve yaralısın. Bir yerlerden darbe almış ve takatsiz kalmışsın.
Kırgınlıklarla doldurmuşsun içini, aklının beyaz sahifesini içini kemiren yorgunluklarla doldurmuşsun. Karanlığı mesken edinmiş, umutsuzluğu gerdanlık diye boynuna takmışsın. Yoksa beni de mi unuttun?

Saadet Güzel Ahlaktadır

Yüce Rabbimiz mucizelerle dolu bu âleme o kadar sayısız nişane koymuştur ki zeki insanları hedefe doğru yöneltsin. Dünyamızdaki her güzellik bizleri Allah’a ulaştıran yoldur.

Bu kadar güzellik içerisinde en ön planda olan ise elbette ki âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Resulullah (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyt’idir (a.s).

Ümmetin Çektiği Acının Müsebbibi Kim ..?

Bismillahirrahmanirrahim

Enbiyalar sultanı, Mahlukat'ın en şereflisi ve fahri kainat Hz. Resulüllah'ın (s.a.a), Allah'ın insanlığa mucizesi olan Hz. İsa'nın (a.s) ve velayet güneşinin altıncısı Hz. İmam Cafer Sadık'ın (a.s) viladetleri, aynı zamanda vahdet haftası başta zamanın sahibi İmam-ı Mehdi'ye (af), veliyyi emr-il müslimin İmam Hamanei'ye, İslam alemine ve bütün insanlığa hayırlı mübarek olmasını diler. İmam Mehdi'nin (af) zuhuruyla beraber dünyaya huzur ve adalet getirmesini Allah'tan niyaz ederim.
Alemlere rahmet olarak gönderilen yüce şahsiyyet Hz. Resulüllah'ın (s.a.a) ümmeti gerçek anlamda rahmet peygamberini tanımakla saadet ve huzurlu birhayat yaşaması gerekirken, malesef zülüm, cinayet, katliam ve insanlık dışı karşılaşmalara maruz kalmış acı ve göz yaşı içinde hayat sürdürmektedirler.